
Kayseri'den dünyaya sert mesaj! ''Sessizlik bu suça ortak olmaktır''
Kayseri'den yapılan açıklama, yalnızca bir tepki değil uluslararası kamuoyuna yöneltilmiş sert bir uyarı niteliği taşıyor. Peki, hangi gelişmeler bu çıkışa neden oldu?
Yayın: 04 Nisan 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 04.04.2026 22:09:00
Editör -
Okuma Süresi: 5 dk.

Son dönemde Filistin topraklarında yaşanan gelişmeler, uluslararası kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ederken, Kayseri’den gelen bir açıklama dikkatleri yeniden bu bölgeye çevirdi. Yapılan değerlendirmede, yaşananların artık yalnızca bölgesel bir kriz değil, doğrudan insan haklarını hedef alan sistematik bir ihlal süreci olduğu vurgulandı.
Özellikle Mescid-i Aksa’nın haftalardır ibadete kapalı tutulması ve İsrail parlamentosunda Filistinli mahkûmlara yönelik idam cezasını içeren düzenlemenin kabul edilmesi, tepkilerin merkezinde yer aldı. Açıklamada bu iki gelişmenin, uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleri açısından ciddi sonuçlar doğurduğuna dikkat çekildi.İbadet özgürlüğü açıkça ihlal ediliyor’‘
Yapılan açıklamada, Mescid-i Aksa’nın yalnızca dini bir mekân olmadığı, aynı zamanda tarihsel ve kültürel bir değer taşıdığı hatırlatıldı. Bu alanın uzun süre ibadete kapalı tutulmasının, milyonlarca insanın temel haklarından biri olan din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ettiği ifade edildi.
Bu uygulamanın güvenlik gerekçeleriyle açıklanamayacağı belirtilirken, kolektif bir cezalandırma yöntemine dönüştüğü ve doğrudan sivilleri hedef aldığı görüşü paylaşıldı.
‘‘İdam düzenlemesi insanlık vicdanını yaralıyor’‘
Açıklamanın dikkat çeken bir diğer başlığı ise İsrail parlamentosunda kabul edilen idam yasası oldu. İşgal altındaki bölgelerde adil yargılama koşullarının tartışmalı olduğu bir ortamda, ölüm cezasının gündeme getirilmesinin yaşam hakkına açık bir müdahale olduğunun altı çizildi.
Bu düzenlemenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani değerler açısından da kabul edilemez olduğu belirtilerek, bunun bir adalet arayışı değil; baskı ve sindirme politikası olduğu belirtildi. Güncel
Asayiş
Spor
Siyaset
Ekonomi
Yazarlar
Resmi İlanlar
wp hattı en üst logo yanı
Haberler
Siyaset
Kayseri'den dünyaya sert mesaj! ''Sessizlik bu suça ortak olmaktır''
Kayseri'den dünyaya sert mesaj! ''Sessizlik bu suça ortak olmaktır''
Kayseri'den yapılan açıklama, yalnızca bir tepki değil uluslararası kamuoyuna yöneltilmiş sert bir uyarı niteliği taşıyor. Peki, hangi gelişmeler bu çıkışa neden oldu?
04.04.2026 15:27
Güncelleme: 04.04.2026 15:27
Kayseri'den dünyaya sert mesaj! ''Sessizlik bu suça ortak olmaktır''
Şenay Sarıaslan
Şenay Sarıaslan
Muhabir
TAKİP ET
Google News ile Takip Et
Son dönemde Filistin topraklarında yaşanan gelişmeler, uluslararası kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ederken, Kayseri’den gelen bir açıklama dikkatleri yeniden bu bölgeye çevirdi. Yapılan değerlendirmede, yaşananların artık yalnızca bölgesel bir kriz değil, doğrudan insan haklarını hedef alan sistematik bir ihlal süreci olduğu vurgulandı.
Özellikle Mescid-i Aksa’nın haftalardır ibadete kapalı tutulması ve İsrail parlamentosunda Filistinli mahkûmlara yönelik idam cezasını içeren düzenlemenin kabul edilmesi, tepkilerin merkezinde yer aldı. Açıklamada bu iki gelişmenin, uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleri açısından ciddi sonuçlar doğurduğuna dikkat çekildi.
Kayseri'den dünyaya sert mesaj! ''Sessizlik bu suça ortak olmaktır''
‘‘İbadet özgürlüğü açıkça ihlal ediliyor’‘
Yapılan açıklamada, Mescid-i Aksa’nın yalnızca dini bir mekân olmadığı, aynı zamanda tarihsel ve kültürel bir değer taşıdığı hatırlatıldı. Bu alanın uzun süre ibadete kapalı tutulmasının, milyonlarca insanın temel haklarından biri olan din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ettiği ifade edildi.
Bu uygulamanın güvenlik gerekçeleriyle açıklanamayacağı belirtilirken, kolektif bir cezalandırma yöntemine dönüştüğü ve doğrudan sivilleri hedef aldığı görüşü paylaşıldı.
‘‘İdam düzenlemesi insanlık vicdanını yaralıyor’‘
Açıklamanın dikkat çeken bir diğer başlığı ise İsrail parlamentosunda kabul edilen idam yasası oldu. İşgal altındaki bölgelerde adil yargılama koşullarının tartışmalı olduğu bir ortamda, ölüm cezasının gündeme getirilmesinin yaşam hakkına açık bir müdahale olduğunun altı çizildi.
Bu düzenlemenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani değerler açısından da kabul edilemez olduğu belirtilerek, bunun bir adalet arayışı değil; baskı ve sindirme politikası olduğu belirtildi.
Kayseri'den dünyaya sert mesaj! ''Sessizlik bu suça ortak olmaktır''
Uluslararası topluma açık çağrı
Açıklamada, uluslararası kuruluşların ve özellikle Birleşmiş Milletler’in yalnızca açıklama yapmakla yetinmemesi gerektiği ifade edilerek, somut ve bağlayıcı adımların atılması gerektiği vurgulandı.
İnsan haklarını savunduğunu belirten ülkelerin çifte standarttan vazgeçmesi gerektiği, aksi halde benzer ihlallerin farklı coğrafyalarda da yaşanabileceği uyarısı yapıldı.
MAZLUMDER Kayseri Şube Başkanı Abdullah Kaya imzasıyla yapılan açıklamada şu talepler sıralandı;
• Mescid-i Aksa’nın derhal ibadete açılması
• Filistinli mahkûmlara yönelik idam düzenlemesinin iptal edilmesi
• İşgal altındaki bölgelerde sivillerin temel haklarının güvence altına alınması
• Uluslararası toplumun etkili ve somut adımlar atması
Açıklama, ‘‘Zulme karşı susmayacağız’‘ mesajıyla sona ererken, tüm kesimlere daha güçlü bir duruş çağrısı yapıldı.
Yorumlar (0)





